Pazartesi, Mayıs 21, 2012
Kina niyetine!
Canimi kimin yaktigi onemli degildi. Savasabilirdim. Canimi kimin nicin yaktigida onemli degildi. Yok sayabilirdim. Hatta ustune gulebilirdim bile. Onemli olan senin o zaman nerde oldugundu. İyi misin bile demesen olurdu. Yanimda olmasanda olurdu. Bir karsimda durursan olmazdi. Olmadi! Yasanan can sikintilarini unuttum agladigim beni aglatan insanlarida unuttum. İnsan herseyi unutur zaten. Ama senin karsimda kilic kusanip benim ustume insanlari bir bir koymani unutamam! En azindan simdilik!
Pazar, Mart 11, 2012
13 milyonda 1 olmak!
İstanbul'a hic burdan baktiniz mi? O sahane nefes kesen manzarasinin arkasinda ne kadar gorundugunuzu hic dusundunuz mu? Peki nasil gorundugunuzu hic dusundunuz mu?

Üc gundur pis bir yagmuru var sehrin. Oyle sisli oyle puslu ki besiktasta oturup kopruye goz suzup uskudara varamiyorsunuz. Sahilde balik tutan yesil yagmurluklu sakali griye donen adamda farkinda olacak ki durumun oltayi kenara koyup, bogazi arkasina almis gorkemli yol yalisina cevirmis gozlerini. Uzun uzun bakiyor yalinin kis bahcesindeki kahvalti torenine. Gozlerinden belli aklindan gecenin kahvalti degil tam bir toren oldugu. Arada donup oltanin yanindaki sehpanin uzerinde duran yarim bardak plastik kokulu cayina ve simitine bakiyor. Sonra bir parca kendi agzina bir parca denizdeki gokteki dostlarina atiyor. Onu izlerken dusundum bu kalabalik sehrin icinde nerdeyim acaba diye. Ben o balik tutmaktan vazgecip bogaza sirtini donup zengin isi kahvaltiyi izleyen adami farketmistim. Gormek ya da bakmak degil varligini farketmistim.
Peki beni farkeden var miydi? Bunlari dusunurken yalinin buyuk kapilari acildi iceriden sahane bir araba yola koyuldu gitti. Oturdugum banktan kalktim yavas yavas iskele tarafinda ki taksi duragina yurudum. Tam taksinin birine yaklasirken birden yolumu degistirmek geldi icimden. Bugun ise gitmemeliydim. Kabatasa kadar yurudum. Yururken hep insanlara baktim. Sabah huysuzlugumuydu onlarin suratini astiran diye dusundum. İsiklarda karsiya gecmek icin bekleyen kalabalik, tramwaya binmek icin birbirini itip kakan insanlar, otobus duraklarindaki formali ogrenciler, kafasini camdan cikarip yandaki arabaya kufur eden dolmus soforu, hava yagmurlu oldugu icin gidecegi mesafeyi reddeden taksicilere bagiran kadin... Herkes ne kadar gergin gorunuyordu. Neydi bu insanlarin derdi? Gulumsemek zor muydu?
Kabatastan finikulere atlayip taksime gectim. Cok sevmem aslinda kalabaliklari ama bugun beni insanlara ceken birsey vardi. Yagmuruda sevmem kalabalik istiklalide. Bugun sabahin o saatinde bile yukari asagi birbirine karismisti istiklalin insanlari. Sevdigim borsa lokantasi yine hos is kadinlari ve laptop cantali beylerle acik bufedeydi. Yan sokagin basindada kosusturan sucu cocuklar... Meydandaki buyuk merdivenlerde oturup mesaiye baslicaklar burazdan belli. Yagmurda ayaklarinda ki terliklerle hemde. "Neyseki patikler var" diye konusuyorlar aralarinda. Onlarda gormustur ya benim gordugum acik bufeyi... Galatasaraya kadar yol almisim cocuklari dusunerek. Galatasarayli olmak kulturu hala yasiyor orda. Ama sonucta oda bu sehrin bi okulu. Mudurleri saniyorum ogrencilere bagiran.
Ogrenci olmakta heryerde ayni bu sehirde. Hep o müdür sabah sabah bagirmak icin birsey bulur. Dolanip dururken kendimi geri donerken buldum. Bir baktim kadikoy dolmusundayim. Sagimda 60'li yaslarinda bir bey oturuyor. Gazetesini okumaya calisiyor ama bin bir zahmetle. Gazetesini 4'e katlamis ki ben acip kapamasindan rahatsiz olmiyim diye. Sofor yine gergin ama dikkatli; yaninda oturan 30'una bile gelmemis oldugunu dusundugum kadindan dertli biraz. Kulaginda sanki bir hoparlor varmis gibi rahatsiz. Kadin acmis son ses kendi keyfi yerinde ama baskasi umrunda degil. Ben bunlari dusunurken acaba onlar ne dusunuyordu benim hakkimda. Bu sehrin iki yakasi tarihe sigmamis. Oyle zitki birbirine. Avrupa medeniyetin besigi, anadolu barbar ama yigit. Sozde iki yakanin tarifi bu. Ama her iki yakada istanbul. Ve istanbulun ici farkli, yanyana durabilen apayri insanlarla dolu. Herkes ofkeli, telasli, kizgin, yorgun... Oysa kimse kimsenin farkinda degil, Herkes bu sehirde 13 milyonda 1 olmaktan ibaret.
Cumartesi, Şubat 18, 2012
PembeSaçlıCedric: Sevgili gunluk;)
PembeSaçlıCedric: Sevgili gunluk;): Hatun kisi dedikoduyu sever, biliriz. Bende severim. Ama agzim siki ve akilli laflar edenlerdenimdir. Turk kahvesi kivamindadir dedikodu. Ta...
Tesekkur yazisi:))
Hayatima getirdikleri icin tesekkur etmem gereken bi adam var. Goturduklerinden bahsetmiyorum bile. İyiki yapmis:)
Perşembe, Şubat 16, 2012
etimek tatlısı romantizmin intihar sebebi olur mu? ;)
basak burcu kadınıyım ben. hani su romatik, aglak, detaycı ve tatlı sever olan. zaman zaman "K" diye yazıp barzo, öküz ruhlu vs. diye okudugumuz sevgili sahsıda tipik kibirli, kendini begenmis aslan erkegi. yine ayrı düstük kendisiyle. yanlıs anlasılmasın düsmanlar sevinip dostlar üzülmesin; bildigin mekan ayrılıgı bizimki. ben adama barzo falan diyorum ama bugün benim icimdeki romatik sevimli prensesin öldügü bir ana sahit olduk."K" arkadaslarıyla oturmus ev muhabbetinde. bende telefonun öteki ucunda tabi:) "yaaaa ben neden yokum ama, aa hangi filmi izliceksiniz, yok artık bensiz mi yapıcaksınız, ama orda olsam keske.........." diye sızlanmaktayım. kuzucugum dayanamadı benim yalnız kalmama ve teknolojinin nimetlerinden yararlanmaya karar verdi. facebook'a girildi canlı sohbete baslandı. ohh mis:) sevgili güzel güzel konusuyo. adam bildigin romantik yani; askım, böcegim, kuzumlar havada ucusuyo falan. bense bunların hicbirine aldırmadan bi noktaya kilitlenmis bakıyorum, ama ne bakmak. agzım sulanıyo, dudaklarımı falan ıslatıyorum, salyalarım akıcak nerdeyse. sevgilinin yanında oturan pek sevgili arkadaslarımızdan biri elinde koca bi tabak etimek tatlısını götürüyo. tatlı yaaa... nasıl güzel görünüyo anlatamam.

bi kac dakika sonra nereye baktıgım anlasıldı tabi. koca bi "yuhhhh!" geldi bana ama elimde degil. o an bana evlenme teklif etse sevgili aman bosver hayatım dicem nerdeyse. o kadar kendimden gectim.
heralde bu geceden sonra tektas hayali falan kurmamam lazım benim. artık istemeyede gümüş tepside cikolata yerine bi tepsi etimek tatlısı getirirler. yüzük yerinede artık ne alırım bilmiyorum!
sevgiler ;)
Çarşamba, Şubat 15, 2012
tükür cocugum babanın facebook profiline:)))
şener şen ile perhan kutman'ın N'olcak Simdi filmini hatırlar mısınız? hani şu "tükür çocugum babanın yüzüne" repliği olan:) bazılarınız var ki hani başka yataktada yakalasak yine yapmadım diceksiniz nerdeyse!
malum sosyal mecra hayatımızın tam merkezinde. ilkokul arkadaşım, müşterim, aaa o süt annemin yeğeni, bu ahiretliğim derken herbirimizin arkadaş listesi 500'ü aşalı epey olmuş. sosyal medya süper bişey zaten yolda görsen selam vermeye çekinirsin ama facebookta düşünmeden arkadaş olursun. sonra mesaj, kameralı canlı sohbet falan derken muhabbet alır gider.
bunları neden yazıyorum? belki bir akıllı okurda kız milletininde bu nimetlerden haberi olduğunu anlar diye yazıyorum:)))
yatakta basmadım kimseyi. ama sosyal medyanın gücüyle okuduklarımı hayal gücümle birleştirince basmıs kadar oldum. hoş herkes yatak tercih etmez!!!
sevgilerrrrrrr... ;)
malum sosyal mecra hayatımızın tam merkezinde. ilkokul arkadaşım, müşterim, aaa o süt annemin yeğeni, bu ahiretliğim derken herbirimizin arkadaş listesi 500'ü aşalı epey olmuş. sosyal medya süper bişey zaten yolda görsen selam vermeye çekinirsin ama facebookta düşünmeden arkadaş olursun. sonra mesaj, kameralı canlı sohbet falan derken muhabbet alır gider.
bunları neden yazıyorum? belki bir akıllı okurda kız milletininde bu nimetlerden haberi olduğunu anlar diye yazıyorum:)))
yatakta basmadım kimseyi. ama sosyal medyanın gücüyle okuduklarımı hayal gücümle birleştirince basmıs kadar oldum. hoş herkes yatak tercih etmez!!!
sevgilerrrrrrr... ;)
happy valantines day ;)
özel gün kavramım tamamen bana özel. tüm dünyanın hep birden kutladıgı 14 subat sevgililer günü bana her hatunun hatırlattıgı seyleri hatırlatmıyo. benim icin 14 subat bir kahvaltıdan ibaret. evet, dogru. sadece bir kahvaltı. hediyeler, lüks restorantlarda yenen yemekler, pahalı şarap sonrasında kırmızı kutudan cıkan tektas... bunların hepsi güzel. ama sevgililer günü bu degil benim icin.
bahsi gecen sevgili sahsına hic hediye falan alma zahmetine girmedim bunca yıldır. ondanda sevgililer günü hediyesi beklemedim. bundan bikaç yıl önce sevgililer gününde adadan ayrılmak zorundaydım; sevgili sahsı beni alana bırakmak icin evden geldi aldı. alanın tam tersi istikamette hızla ilerlerken adanın en bayıldığım otelinin kahvaltı salonunda buldum kendimi. hoppp bir baktım sahane bir masa. "sevgililer günü icin romantik bi aksam yemegimiz olmasada kahvaltımız var" dedi :) o kadar sirindiki. keman esliğinde ahsap iskelede romantik aksam yemegimizi yerken tektaslı evlenme teklifide süper tabi ama o kahvaltıyı hicbirseye degismem :)) iyi ki varsın "K".ps: tabi ki baska bir numarasını görmedik adamın ama, nasıl bi kahvaltıysa yıllardır tadı damagımda kalmıs:))) o zaman bu sarkıyı haketmis ;)
sevgiler...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

